Bu yıl 17’incisi gerçekleştirilen TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri töreni, İstanbul’un canlı atmosferinde gerçekleşti. Dünya genelinden 109 ülkeden, farklı kategorilerde toplamda binin üzerinde başvuru alarak önemli bir katılım ve ilgiyle karşılandı. Tören sırasında, uluslararası ve yerel birçok önemli isim, sanat ve sinema dünyasından temsilciler, katılımcılar ve davetliler bir araya geldi ve ödüller sahiplerini buldu. Grand Pera Emek Sahnesi’nde düzenlenen etkinlikte, katılımcılar belgesel sanatının gücü ve toplumsal dönüşüme olan katkılarını bir kez daha hatırlama fırsatı buldu.
Etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, belgesel sinemasının insanlık hikayelerine yönelmesini ve bu alandaki yoğun ilgiyi dikkat çekici buldu. Duran, “Kamerasını, insanlığın trajedilerine ve sessiz çığlıklarına çeviren belgesel sinemacılar, bu yoğun ilgiyle gerçekten de takdir topluyorlar. 17. yıllarında düzenlenen bu ödüllerin, özellikle 15 Temmuz ve Filistin meselesine odaklanması, toplumsal ve insani değerlerin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bu tür çalışmalar, insanlığın vicdanına seslenerek gerçek anlamda bir farkındalık yaratıyor.” diye belirtti.
Burhanettin Duran, konuşmasında savaşların ve çatışmaların sıradanlaştırılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Belgesellerin, konfor alanlarımızdan çıkmamıza, başkalarının acılarına dikkat çekerek empati kurmamıza vesile olduğunu vurguladı. Susan Sontag’ın ‘başkasının acısına bakmak masum bir seyir değildir’ sözünü hatırlatarak, ’Biliyoruz ki, insanoğlunun vicdanını diri tutmak ve toplumsal sorumluluk bilincini geliştirmek adına belgeseller güçlü araçlar sunmaktadır. İnsan olmanın ve insani değerlerin yeniden hatırlanması için bu tür çalışmalar, hayati bir öneme sahiptir.’ şeklinde konuştu. Ayrıca, ‘Cesur Ol, İz Bırak’ temasıyla düzenlenen ve dört kategoride toplamda 12 filmin ödüllendirildiği bu etkinlik, sanatın ve sinemanın toplumsal dönüşümdeki yerini vurguladı.
